Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

yine babama

 14.08.2020 Yoğun bakım ve entübe hasta sayısında Türkiye’deki ilk beş il içerisinde yer alan Diyarbakır'da düğünlerde halay çekmek yasaklandı. 65 yaş üstü vatandaşlara 17:00'dan sonra sokağa çıkma yasağı getirildi. Düğün, nişan gibi toplu organizasyonların yapılması yasaklandı. Toplu asker uğurlamaları yasaklandı. Festival ve benzeri eğlence faaliyetlerine yasak getirildi. Sokak düğünleri 6 saatten 4 saate indirildi, taziyeler yasaklandı. Gördün mü babacım, Diyarbakır'da halay çekmek yasaklanmış.. Ne güzel dimi?  Kim öldürdü baba seni, hangi düğüne gidip halay çeken, hangi yer hangi temas? Nasıl öldün, kim öldürdü baba seni? Kalp krizi geçirirken ne yaşadın, solunumun duracak gibiyken, ciğerlerin kanarken çok acı çektin mi babam? Dindi mi şimdi acıların ? Rüyalarımda hep hastane kapılarında seni almaya geliyoruz, sende bize gelmek istiyorsun ama gelemiyorsun, gerçekte de öyle oldu dimi? Sen hep kalkıp bize gelmek istedin doktorlar geri yatırdı seni dimi? Annemin rüyalarınd...

Yine ve yine babama

 26 yıllık babamın hayatımdan gidişinin 26. günü. Baktığında 26 yıl daha uzun bir süre gibi gelir ama şu 26 gün nice 26 yıllara bedeldir. Bir günde yaşlanırsın, bir günde saçların beyazlar, ruhun çöker aklın gider hayatın boyunca kullanacağın gözyaşlarını bir günde tüketirsin. Bir süre sonra yaş da gelmez gözünden. İçine içine akar tuzlu sular, kapatmaya çalıştığın yaraları yaktıkça yakar. 

Babam yine sana

  Amcamla konuştum biraz önce. 'Dikkat et babam' dedi bana telefonu kapatırken. Kapattım gözlerimi seninle konuşuyormuş gibi hayal ettim. Onun sesi varlığı bir nebze su yüreğime.. Babam nerdesin, napıyorsun kurban olduğum  yakışıklım güzel gülüşlüm kalbimin bitmek bilmeyen sancısı nerdesin.  Zor geçiyor babacım günlerim çok zor. Her şeyde her yerde sen varsın. Sesin kulaklarımda, yüzün göz kapaklarımda. Her gün her saniye. Gecesi ayrı gündüzü ayrı zor geçiyor. Deliyor paramparça yapıyor ama nasıl oluyorsa geçiyor babam. İzliyor musun oradan, görüyor musun meleklerin? Napıyorsun babacım nerdesim.  Ne biçim bir kabustayım ne zaman uyanacağım, gerçek dünyaya doğacağım? Doğru zamanda sonsuzlukta görüşmek üzere babam. Sabret babam. 

babama

 23 Temmuz 2020'ye.. Ben o gün babamı toprağa verdim. Gözümüzün içine bakan, yakışıklı mı yakışıklı dik duruşlu harika bir babayı toprağa verdik. 4 kızının, eşinin gözyaşları ile sulandı toprağı.. Çiçeklerinin ilk can suyu bizim canımızdan aktı gitti. Virüs var dediler camiye götürmediler, gasilhane önünde avuç kadar insan ile kıldırdılar namazını, evine getirmediler arkadaşları ile helalleşemedi avuç kadar insanın önüne getirdiler koydular taşa.. Virüs var dediler tabutuna dokunmayın dediler hiç babalarını tabutta görmemişler ki derler tabii. Bilmiyorlar ki babamı virüs öldürdü bizi ise babamı öyle görmek. Şimdi ben o virüsü yesem nolur ki ölen bi daha ölmez. Virüs var dediler tabutla gömdüler, çeşit çeşit çiçeklerini emanet ettiği o toprağa, şimdi bir çiçek gibi onu gömdük. Ama o asla filizlenmeyecek. Sanki babam yine salonda otururken bir bardak su istemiş gibi biz gidip gelip kuru toprağı sulayıp duracağız.. Bu sefer teşekkür edemeyecek, bardağın dibinde kalan suyu yüzümüze dök...

ölüm

27.01.2020 Pazartesi Ve sonrası sessizlik... Biraz önce helikopter kazasında ölen Kobe Bryant haberini okurken 'kule ile irtibatı kesilen helikopterden sinyal alınamadı. Sonrası sessizlik' diye bir cümle okudum. 13 yaşında kızıyla birlikte saniyeler içinde ölüme giderken ne düşünüyorlardı acaba?  Yada bir kaç gün önce Elazığ'da olan deprem esnasında binaları çökerken çocuklarına siper olan baba o esnada ne düşünüyordu? Oturdukları evin tavanı üstlerine devrilirken eşiyle son bir kez bakışmışlar mıydı?  Bir kaç gündür bunları düşünmekten kendimi alamıyorum. Hayallerim var diyorum ama baksana hayatım yok ki.. Bunu yazdıktan 5 dk sonra ölmeyeceğimin garantisi yok ki.. Bazen yaşamı çok sorgulamak istiyorum. Gerçekten bilmediğim bir yerden bu dünyaya gelmek, burada doğruları ve yanlışları ayırıp yaşamaya çalışmak, en önemlisi acı çekmeden yaşamaya çalışmak zorundayız.  Para kazanmak, yemek yemek, su içmek ve bulunduğumuz dinin görevlerini yerine getirme...