ölüm
27.01.2020
Pazartesi
Ve sonrası sessizlik...
Biraz önce helikopter kazasında ölen Kobe Bryant haberini okurken 'kule ile irtibatı kesilen helikopterden sinyal alınamadı. Sonrası sessizlik' diye bir cümle okudum. 13 yaşında kızıyla birlikte saniyeler içinde ölüme giderken ne düşünüyorlardı acaba?
Yada bir kaç gün önce Elazığ'da olan deprem esnasında binaları çökerken çocuklarına siper olan baba o esnada ne düşünüyordu? Oturdukları evin tavanı üstlerine devrilirken eşiyle son bir kez bakışmışlar mıydı?
Bir kaç gündür bunları düşünmekten kendimi alamıyorum. Hayallerim var diyorum ama baksana hayatım yok ki.. Bunu yazdıktan 5 dk sonra ölmeyeceğimin garantisi yok ki.. Bazen yaşamı çok sorgulamak istiyorum. Gerçekten bilmediğim bir yerden bu dünyaya gelmek, burada doğruları ve yanlışları ayırıp yaşamaya çalışmak, en önemlisi acı çekmeden yaşamaya çalışmak zorundayız.
Para kazanmak, yemek yemek, su içmek ve bulunduğumuz dinin görevlerini yerine getirmek için yaşıyoruz. Peki ya kurduğumuz hayaller? Onları ne zaman yaşayacağız ya da yaşayacak mıyız?
Ya bir gün kimseyle bakışmadan, hayallerimi yaşayamadan o ani sessizliğin içinde bulursam kendimi?
Hayatı daha yaşanabilir kılmak için çalışıyoruz ama bir yandan da o hayatta yapacaklarımızı erteleyip duruyoruz. Misal ben...
Dünyada farklı yerleri görmek istiyorum bunun için çalışıyorum çalıştığımı biriktirirken bir bakıyorum hayatımdan 5 yıl geçmiş bile. O 5 yıl içinde naptım diyorum çalıştım diyorum. Hayatı yaşamak bu mu peki diyorum sonra 'Çalışacak bir işin olmayabilirdi. İşin varsa hayallerin var. O yoksa sende yoksun' diyorum. Mutlaka beni rahatsız edecek bir cevap buluyorum içimde.
Hayatlar eksik kalıyor, insanlar eksik ölüyorlar. Sonunu bildiğimiz bu filmde niye mücadele veriyoruz ki. Bizler ölmek için doğuyoruz, yaşamak için değil. Yaşamak bu ölüm filminde kısa bir reklam arasıdır. Ona kapılıp gidince filmin sonunda esas adamın öleceğini unutuyoruz.
Etrafımızda onca filmin sonunu izliyoruz ama dönüyoruz yine sonsuz bir film yazmaya çalışıyoruz.
Bu film de sonsuzluk yok, sessizlik var.
Ve bize düşen o sessizliği düşünmek, onu kabul etmek, ona göre bu dünyaya bağlanmadan nefes almak.
Umarım bir gün bunu başarabilirim.
Yorumlar
Yorum Gönder